::Bursaspor Kulübü Resmi Internet Sitesi::

Korsan ürünü ihbar et!            
 
  Hoşgeldin  Konuk
 
Kullanıcı Adı 
Şifre 

Röportajlar;İbrahim Yazıcı , Ertuğrul Sağlam, Ömer Erdoğan,

Notlar; Şampiyonluk Hakkında Bilmedikleriniz.
Şampiyonluk Özel Sayısı ÇIKTI
  Kaptanımız Ömer ERDOĞAN’la 2009 – 2010 sezonunun değerlendirmesini yaptık.
 
MEHMET TÜRKMEHMET

Mehmet röportajla ilgili hazırlık yaparken senin Kerkük doğumlu olduğunu fark ettik. Bize geçmişinle ilgili satır başlarını aktarabilir misin?

Ailem uzun yıllar önce Diyarbakır`dan Kerkük`e göç etmiş. Annem ve babam da Kerkük`te doğmuşlar. Aslen Türkmen`im. 1987`ye kadar Kerkük`te yaşadık. İki yıl orada okudum. Ondan sonra Türkiye`ye geldik.

Hangi dili konuşuyordunuz?

Türkmence konuşuyorduk. Ama geçerli lisan Arapçaydı.

Arapça biliyor musun?

Çok az biliyorum. Eskiden konuşabiliyordum ama şimdi yeterli düzeyde değil.

Kerkük`teki Türkmenlerle Türkiye`deki yakınlarının sınırda bayramlarda yaşadıkları olaylar ilginç görüntüler ortaya çıkıyor. Bu olaylara sen de tanık oldun mu?

Hayır ben bu olayları yaşamadım ama ailem sınırda Kerkük`teki akrabalarımızla bir çok kez bayramlaştı. Annemin yakınları hala orta oturuyor. İlişkimiz hiç kesilmedi.

Futbola nasıl başladın?

Kerkük`te futbolla ilgili bir şey yapmanız mümkün değildi. Orada futbolcu olacağım hiç aklımdan geçmedi. Yaşam şartları çok zordu. İnsanlar kendilerini kurtarmak için çaba gösteriyorlardı. Akrabalarımız hala orada. Savaş nedeniyle sıkıntılarının daha da arttığını söylüyorlar. Benim için futbolcu olmak sürpriz oldu diyebilirim. Türkiye`ye gelince ailem Ankara`ya yerleşti. Keçiörengücü`nün altyapı seçmelerine girdim ve takıma alındım. Oradan Ankaragücü`nün altyapısına geçtim. Önce PAF, sonra A takımda uzun süre oynadım. Ardından da Denizlispor`a transfer oldum. Geçtiğimiz yıl devre arasında Bursaspor`a transferim gündeme geldi ama gerçekleşmedi. Kısmet bu sezonaymış.

Hangi teknik adamlarla çalıştın?

Bugüne kadar 12 teknik direktörün öğrencisi oldum. Ersun Yanal, rahmetli Tevfik Lav, Samet Aybaba, Rıza Çalımbay, Reha Kapsal çalıştığım teknik adamların başlıcaları. Ayrıca dört ya da beş tane yabancı teknik direktörümüz oldu.

Ankaragücü`nde oynadığı dönemde Ankara derbisinde Gençlerbirliği`ni senin attığın golle 1-0 yenmiştiniz. O golün sende büyük bir anısı olduğunu biliyoruz.

Bu, Süper Lig`de attığım ilk goldü. Bu nedenle bende önemi hayli fazladır. Ankara derbisinde bunu gerçekleştirmem benim için tarifi mümkün olmayan bir mutluluktu. Ankaragücü formasıyla Gençlerbirliği`ne gol atmak çok önemli bir olaydı çünkü.

 

Sana en büyük katkıyı yapan teknik adam hangisi oldu?

Ersun Yanal ve Rıza Çalımbay kesinlikle diğerlerinin önüne geçer. Onları diğerlerinden ayıran tarafları futbol görüşleriydi. İşlerini kesinlikle çok iyi biliyorlar ve büyük titizlik gösteriyorlar. Futbolcunun psikolojisinden beklentilerinden çok iyi anlıyorlardı. Ve bu nedenle bizlerle çok iyi diyalog kurabiliyorlardı. Her ikisinde de iletişim konusunda hiçbir problem yaşamadım. Benim oyunculuğumun gelişmesinde büyük katkı yaptıklarını söyleyebilirim.

Ankara derbilerinde gerçekten tansiyon yüksek mi oluyor?

Kesinlikle evet. Her iki takım da birbirlerine üstünlük sağlamak için büyük bir mücadele veriyor. Zaten maç öncesinde o hafta hayat duruyor diyebilirim. Büyük bir konsantrasyon yaşıyorduk. Ankaragücü taraftarı genellikle maçları sadece kale arkasındaki tribünden izler. Ama derbi maçlarında stat tamamen dolu oluyordu. O ambiyans anlatılmaz, yaşanır.

 

Bursaspor taraftarının Ankaragücü`ne büyük bir sempatisi var. Bursaspor`a geldiğinde maçların altıncı dakikasında yapılan tezahüratı duyduğun ilk an neler hissettin?

Benim için ilginç bir deneyim oldu. İki takım taraftarının birbirlerine duyduğu sevgi beni gerçekten etkiledi. Kendimi sanki Ankara`da oynuyormuşum gibi hissediyorum altıncı dakikada yapılan tezahüratı duyduğum zaman. Gerçekten çok güzel bir olay.

 

Ankaragücü`nden sonra Denizlispor`la anlaştın ama orada oynama şansını fazla bulamadın. Bu neden kaynaklandı?

Takımın oturmuş bir iskelet kadrosu vardı. Transferimin gerçekleştiği ilk günlerde forma şansını bulacağıma inanıyordum çünkü teklifi onlar getirmişti bana. Fakat kadro bir türlü bozulmadı. Bu nedenle ben de yedekler arasında yer aldım. Timuçin ağabey ve Mustafa Keçeli benim mevkiimin oyuncularıydı. Ancak ikisinin de sakatlandığı dönemlerde forma giyebildim. Onların sakatlığı düzeldiğinde yine yedek kalıyordum. Hatta iyi oynamama rağmen. Takımdan ayrılma nedenlerimden birisi buydu zaten.

 

Timuçin senin bölgende ülkenin en iyi oyuncularından birisi. Sana bir katkısı oldu mu?

Bana her konuda büyük katkı sağladığını söyleyebilirim. Onun futbol anlayışı çok farklı. Bunun üzerine yeteneklerini de katınca iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Bence her takıma bir tane Timuçin şart.

 

Bursaspor`a transferin nasıl gerçekleşti.

Teklif gelince düşünmeden kabul ettim zaten. Daha önce de söylediğim gibi geçtiğimiz yıl da Bursasporlu yöneticiler beni istemişlerdi ama iki kulüp anlaşamayınca bu transfer gerçekleşmemişti. Kariyerim açısından Bursaspor`u bir çıkış noktası olarak düşündüm. Severek geldim ve severek de futbol oynuyorum. Bursaspor`un futbolcusu olmaktan büyük

bir mutluluk duyuyorum. Takımın gidişatı çok iyi. Ben şu an da sonradan oyuna giriyorum. Bunun da ayrı bir mutluluk verdiğini söylemek isterim. Ama insan böyle bir başarının altında oynamak istiyor. İster istemez insan sıkılıyor, rahatsız oluyor. Ben de tekrar kendimi ispatlamak, Mehmet Türkmehmet ismini hafızalara kazımak istiyorum. Bunu şu ana kadar başaramadım. Bugün olmaz, yarın olmaz ama bir gün mutlaka olacaktır. Sonuçta daha önce de bir çıkış yakalamıştım. Benim de kolum kırılmıştı. Ve sahalara dönmeyi başarmıştım. Eser`in neler yaşadığını tahmin edebiliyorum. Eser`in ayağının kırıldığı anda oyuna girmek üzereydim. Serdar ağabeyim çıkarken “Eser`in ayağı kırıldı” dedi. O an üzüntüden ağlamaya başladım. Çünkü aynı acıları ben de çekmiştim. Bir futbolcunun sahadan uzak kalması kadar kötü bir şey yoktur. Bir kez daha yedek kalma konusuna değinecek olursam teknik direktörümüzün yaptığı çok normal. İyi giden bir takım hiçbir zaman bozulmaz. Biz bunu anlayışla karşılarız. Bize düşen görev o formayı kapmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaktır.

 

Seni daha önce oynadığın takımlarda orta dörtlünün solunda görüyorduk. Ama Bursaspor`da müdafi görevin daha ön plana çıktı. Bu da sorumluluğunu bir kat daha arttırdı. Bu konuyla ilgili neler düşünüyorsun?

Sezon başında hazırlık kampı sırasında 4-4-2 sisteminde oynuyorduk. Ancak Galatasaray maçında teknik direktörümüz Raşit Çetiner üçlü defansa geçti. Bunların önüne bir ön libero koydu ve üçlü orta sahaya döndü. Durum böyle olunca benim de sorumluluğum değişti. Ancak karar hocamızın. Bize nerede görev verirse orada oynarız.

 

Maçın büyük bir bölümünde kulübede olmana rağmen oyuna girdiğin andan itibaren maça çok kolay konsantre oluyorsun. Bunu nasıl başarıyorsun?

Kulübede maçı yaşıyorum. Oynuyormuşçasına arkadaşlarımı destekliyorum. Bizim kulübede bir tane kötü düşünen futbolcu yoktur. “Ben oynamıyorum, biri hata yapsa da girsem” diye kimse düşünmez. Başarımız da bundan kaynaklanıyor zaten. Gollerden sonra görüyorsunuzdur, herkes adeta bir yumak haline geliyor ve golün sevincini birlikte yaşıyor. Bence çok güzel bir olay bu. Eğer biri hata yaparsa ona yardımcı olmak için adeta birbirimizle yarışıyoruz. Burada eğer biri kapris yapsa cezasını kendisi çeker. Böyle bir ortamda kimse kötü düşünemez. Aslında bizim kredimiz bitti. Başarılı olmaktan başka şansımız yok. Camiamız bizden şampiyonluk bekliyor ve biz de bunu başarmak zorundayız. Herkes sırasını bekleyecek. Sırası gelen o formayı giyecek.

 

Ligin ikinci yarısı nasıl geçer? İşiniz daha zorlaşacak mı?

Ligin ilk yarısında tüm takımlar birbirini tanıdı. Biz bu sırada büyük bir avantaj elde ettik. Bundan sonra diğer takımlar da kendilerine üst sırada yer bulmaya çalışacaklar. Hemen her takım kadrosunu güçlendirecektir. İlk 10 basamak içinde yer alan takımlar play-off şansı elde edebilmek için şanslarını zorlayacaklardır. Diğer takımlarda arkadaşlarımız var. Sürekli irtibat halindeyiz. Söylediklerine göre Lig A`daki birçok takım önemli transferler yapacak. Bu sadece şampiyonluğa oynayan takımlar için geçerli değil. Küme düşmemek için mücadele edenler de hayli zorluk çekecekler. Çanakkale Dardanelspor küme düşmemek için kadrosunu güçlendirecek ve büyük paralar harcayacak.

Hangi takımlar sizi zorlar?

Antalyaspor ve Sakaryaspor kesinlikle zorlayacaklar. Sürpriz çıkış yapacak takım ise bence Altay. Fakat ligde çok istikrarsız takımlar var. Yani ummadığınız takımlar umulmadık maçlar kaybediyor.

 

Çanakkale Dardanelspor`dan bahsetmişken bu karşılaşmada son dakikada bir gol yediniz ve sen bu golden sonra hayli üzüldün. Gol nasıl oldu ve golden sonra neler yaşandı?

O pozisyonda altı pasın içerisinde üç kişiydik. Ben, Egemen ve Yavuz ağabey. Yavuz ağabey önce topu tutmak için bir hamle yaptı. Çünkü top çok yüksek geliyordu. Zaten kendisi de söylüyor “Benim çıkıp o topu almam lazımdı” diye. İşte ben o alacak diye beklerken bir anda Kayahan aradan çıkıp topu filelere gönderdi. Her şeye rağmen benim o topa müdahale etme şansım vardı.

 

Arkadaşlarının seni uzun süre teselli etmeye çalıştıklarını gördük.

Benim üzüldüğüm açıkçası şuydu: O golün yenmesi değil aslında. Golü yediğimiz dakikaya çok üzüldüm. 90+2`de yedik golü. Artık bir gol bulma şansımız, maçı döndürme ihtimalimiz yok. Belki sadece bir atak yapabiliriz. Gerçi hakem oyunu uzattı hatta korner bile kullandık ama olmadı. İşte bu nedenle çok üzüldüm. Eğer 80. dakikada golü yeseydik kesinlikle maçtan galip ayrılacağımıza inanıyorum.

 

Ligin ilk yarısını değerlendirebilir misin? Bursaspor`u başarılı buluyor musun?

Evet kesinlikle takımımız başarılı. Bireysel anlamda da herkes başarılıydı. Bulunduğumuz konum zaten bunun en büyük göstergesi. Rakiplerimizden hayli öndeyiz. Önemli olan iyi bir devre arası geçirmek. Kampta çok iyi çalışmalıyız. Bana göre Bursaspor bu sezon çok iyi. Daha önceki ortamlar hakkında bilgi edinmiştim. Bu yıl arkadaşlık ortamımız mükemmel diyebileceğim bir noktada. Şu anda takımda herkes ne yapacağının bilincinde. Kim nasıl hareket edeceğini, üstlendiği görevin sorumluluğunu biliyor. İyi bir yönetim kuruluna sahibiz. Neyin ne zaman, nerede, nasıl olacağını önceden bilen bir teknik direktörümüz var. Bunlar da doğal olarak futbolculara katkı sağlıyor. İnşallah bu durum sezon sonuna kadar böyle devam eder. Bizim hedefimiz belli. Biz şampiyon olmak için çalışıyoruz. Toplayabildiğimiz kadar puan toplayacağız. Bursaspor gerçekten bulunduğu yeri hak etmiyor. Takımımızın hak ettiği yer Süper Lig`dir. Ben Bursaspor`un Lig A`da yer almasını açıkçası kendime yediremiyorum.

 

Futbol kariyerinde hiç şampiyonluk yaşadın mı?

Profesyonel anlamda hiç yaşamadım. En iyi derece dördüncülüktü. Oynadığım takımlar ligi beşinci ve altıncı sırada da bitirdiler. Ancak lisede okurken Dünya Şampiyonluğu sevincini yaşadım. Ankara`da okurken 50. Yıl Lisesi`yle 1997 yılında Peru`da Dünya Şampiyonu olmuştuk. Ama Bursaspor`la da şampiyonluk sevinci yaşamak için gün saydığımı şimdiden söylemek isterim.

 

Lise takımında seninle birlikte oynayan günümüzün hangi ünlü futbolcuları vardı ?

Murat Hacıoğlu, Adem Dursun, Serhat Gülpınar, Birol Aksancak o takımda forma giyiyorlardı. Biz aynı zamanda Ankaragücü`nün altyapısında oynuyorduk. Bizi 50. Yıl Lisesi`nde toplamışlardı.

 

Bursa`da yaşamaya alıştın mı? Adaptasyon sorunu çektin mi?

Bursa güzel bir şehir. Futbolu bilen, onunla yaşayan birçok insan var. Bekar olduğum için Vakıfköy Tesisleri`nde kalıyorum. Maçlardan sonra Bursa`da dolaştığım zaman eğer kazandıysak birçok kişi gelip beni kutluyor. Yenilgi ya da beraberlikte ise teselli etmeye çalışıyorlar. Bu ilgi beni çok memnun ediyor. Bursa`da olmaktan dolayı mutluyum.

Röportaj: Süha Gürsoy / Fotoğraflar: Engin Akdemir
Bu röportaj Bursaspor Dergisinin Ocak 2006 sayısında yayınlanmıştır