::Bursaspor Kulübü Resmi Internet Sitesi::

Korsan ürünü ihbar et!            
 
  Hoşgeldin  Konuk
 
Kullanıcı Adı 
Şifre 

Röportajlar;İbrahim Yazıcı , Ertuğrul Sağlam, Ömer Erdoğan,

Notlar; Şampiyonluk Hakkında Bilmedikleriniz.
Şampiyonluk Özel Sayısı ÇIKTI
  Kaptanımız Ömer ERDOĞAN’la 2009 – 2010 sezonunun değerlendirmesini yaptık.
 
ORHAN ALEMDAR

Bursaspor orta sahasının yükünü çeken isimlerin başında gelen Orhan Alemdar genç yaşına rağmen yeşil beyazlı takımın en kıdemlilerinden biri. Zaman zaman ağır eleştirilere maruz kalan genç yıldız, yeteneklerinin farkında olduğunu ve bunu en kısa sürede kanıtlayacağını söylüyor. Futbolcu fabrikası bir aileden gelen Orhan`ın Bursaspor tarihine geçmek gibi iddialı bir hedefi var.

Bursaspor`un en önemli oyuncularından birisin. Teknik Direktör Raşit Çetiner de her fırsatta senin yeteneklerinden bahsediyor. Sen kendini nasıl buluyorsun? İyi bir futbolcu musun?

Aslında bu çok zor bir soru. İnsan kendini değerlendirmek hayli zorluk çekiyor. Ben yeteneklerimin fazlasıyla farkında olan bir oyuncuyum. Ancak gerçek performansımı tam olarak yansıtamıyorum. Aslında çok şey yapmak istiyorum. Fakat takımın konumundan mı yoksa üzerimizdeki baskıdan mı istediğim gibi oynayamıyorum. Tabii ki iyi maçlar da çıkarıyorum. Bazı karşılaşmalarda kötü oynadığımı kabul ediyorum. Şunun bilinmesini istiyorum ;ben de kendimi yetenekli bir futbolcu olarak görüyorum. Yani meziyetlerimin farkındayım.

 

Peki futbolunda öne çıkan özellikler neler?

Bilekleri yumuşak olan bir futbolcuyum. Herkes benim çok koşup, agresif olmamı istiyor. Ancak ben bu yapıda bir oyuncu değilim. Herkesin farklı özellikleri var. Ben futbolu yumuşak, daha klas bir şekilde oynayama çalışıyorum. Topla daha çok oynamaya özen gösteriyorum. Tekniği çok iyi olan bir oyuncuyum açıkçası. Çok koştuğum ve agresif oynadığım dönemlerde bu özelliklerimi sahada sergileyemiyorum. Bu beni de olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü beklentilerin farkındayım. Tribünlerde ne konuşuluyor hissedebiliyorum. Herkes benden iyi bir pas atmamı, oyunun şeklini değiştirmemi bekliyor ama hocamızın da bize verdiği görevler var. Bunların dışına çıkmamız söz konusu değil.

 

Hangi mevkide daha etkili olduğunu düşünüyorsun?

Az önce de söylediğim gibi oyun içerisinde hocamızın direktifleri doğrultusunda görevlerimiz sürekli değişiyor. Bazen orta sahada, bazen de çizgide oynuyorum. Ama ben kendimi çizgi oyuncusu olarak görüyorum. Yıllarca da bu bölgede görev yaptığım için kanat adamı olarak daha etkili olduğum kanısındayım. Daha çok hücuma yönelik bir oyuncuyum.

 

Bu anlamda futbola başladığın yıllarda stilini örnek aldığın oyuncular var mıydı?

Fransa Milli Takımı ve Real Madrid`in yıldız oyuncusu Zinedine Zidane ile Portekizli Luis Figo`yu çok beğenirdim. Özellikle Zidane`ın maçlarını kaçırmamaya çalışırdım. Onun top alışverişlerini, sahaya hakim olma çabalarını, kaleye yönelmesini, çektiği şutları antrenmanlarda ve maçlarda uygulamaya çalışırdım.

 

Biraz da güncel konulardan bahsedelim. Sezona iyi başlamana rağmen sonrasında bekleneni veremedin. Bu neden kaynaklandı?

Sezon başında belirlenen şampiyonluk hedefi nedeniyle ilk maçlara çok iyi konsantre olarak başladık. Ben sadece iki gol attığım Mardinspor maçında iyi oynadığımı düşünmüyorum. Ondan sonra oynadığımız üç, dört maçta da iyi bir performans sergilediğim kanısındayım. Belki tam olarak bilinmiyor ama şu anda sakatlığımın kurbanı olduğumu söyleyebilirim. Üst adalemden ciddi bir sakatlık geçirdim. Sakatlığım tekrarlayınca maçlarda hayli zorlandım. Hatta bu nedenle G.Antep B.Ş.B. maçında forma giyemedim. Şu an tekrar toparlanmaya çalışıyorum. Yoksa çıkış yaptı, ardından düşüş yaşıyor diye bir görüşe katılmıyorum.

 

Kamuoyunun senden beklentisi çok fazla. Ancak bu beklentilerin karşılığını alamadıklarına inanıyorlar. Bu, haliyle eleştirileri de beraberinde getiriyor. Eleştiriler seni nasıl etkiliyor?

Eleştirileri kafama hiç takmıyorum. Çünkü bunlar hep olacak. Hatta bazen dozajını aşan eleştiriler de yapılıyor. Benim burada yapmam gereken tek şey var. O da bu eleştirilerden gerekli dersleri çıkartmak ve camiamız için en iyi olanı yapmak. Kimse merak etmesin ben her şeyin farkındayım. Sakatlığım nedeniyle etkili olamadım ama ilerleyen maçlarda daha iyi performans sergileyeceğimden kimse şüphe duymasın.

 

Beklenen patlamayı ne zaman yapacaksın? Kendine böyle bir hedef koydun mu?

Önümüzdeki günlerde her şey çok daha güzel olacak. Şu an bir Orhan Alemdar ismi var. Bunu Bursaspor yarattı. Ve bu ismi Türk futbolu uzun yıllar konuşmaya devam edecek.

 

İlk altı haftada elde edilen galibiyetler sonrasında gelen iki beraberlik takımı nasıl etkiledi?

Bizde kötü yönde bir etki yapmadı açıkçası. Geçtiğimiz yıla bakılırsa çok iyi bir noktadayız. Geçen yıl sezona kötü başlamıştık. Bu sene durum farklı. Altı maçta 18 puan toplamak kolay değil. İki beraberliği de biz normal karşılıyoruz. Motivasyonumuzu lig sonuna kadar sürdürmek arzusundayız. Daha oynayacağımız çok önemli ve kritik maçlar var. Biz Lig A`yı şampiyon olarak tamamlamak istiyoruz. Bu iki beraberlik bizi çok fazla yaralamadı. Zaten daha sonra yaptığımız karşılaşmalardan galibiyetle ayrıldık

 

Bu beraberlikleri erken form tutmaya bağlayabilir misin? Sonuçta beş aydır aralıksız çalışıyorsunuz.

Hedefimiz doğrultusunda lige çok sıkı hazırlandık. Diğer takımlardan daha önce çalışmalara başladık. Bu çok önemliydi. Erken form tutmadan söz edilebilir ama kesinlikle bir düşüş söz konusu değil. Beraberlikle bitirdiğimiz iki maçta kaçırdığımız inanılmaz goller, sergilediğimiz kaliteli bir futbol var ortada. Ama futboldaki şans faktörünü de unutmamak gerekiyor. Top girmeyeceğim dediğinde gerçekten girmiyor.

Ümit Milli Takıma bir kez gittin ancak bunun devamı gelmedi. Milli takıma seçilmeyi yeniden bekliyor musun?

Ümit Milli Takıma seçildiğimde yaşım tutuyordu ama şimdi bizim jenerasyonun dönemi bitti. Bundan sonra her futbolcu gibi ben de A Milli Takım`da oynamayı hayal ediyorum. İnşallah bunu başarabilirim.

Elazığspor maçında oyundan alındığın sırada saha kenarına depar atarak geldin kimileri bu davranışın üzerine “Eğer maçta bu kadar hızlı koşsaydı oyundan alınmazdı” yorumlarında bulundu. Peki sen neden böyle bir davranış sergiledin?

Bence bu çok yanlış bir yorum. Ben orada yavaş yavaş da çıkabilirdim. Hatta kulübeye tepkide bile bulunabilirdim. Ama bu yapıda bir insan değilim. İnsan nasıl ilk 11`de sahaya çıkıyorsa kulübede oturmasını da oyundan alınmasını da kabullenmeli. Orada tek düşüncem zaman kazanmak için bir an önce sahadan çıkıp arkadaşımın oyuna girmesine yardımcı olmaktı. Eğer ben yavaş hareket etseydim hem arkadaşımın moralini bozar, hem de takıma zarar verirdim. Ben maçta çok kötü, hatta rezil oynadığımı düşünmüyorum. Burada rezil kelimesini de özellikle kullanıyorum.

Yaşın genç olmasına rağmen Bursaspor`un en eski oyuncularından birisin. Bursaspor seni için ne ifade ediyor?

Bursaspor gözümün ilk açıldığı, ilk kez para kazandığım kulüp. 17 yaşımda Vakıfköy Tesisleri`nde kalmaya başladım. Ailemden uzak kaldım. Tabiri caizse bu noktaya tırnaklarımla kazıya kazıya geldim. Bursaspor sayesinde aileme bakıyorum. Geçimimi sağlıyorum. Onun için Bursaspor`un benim gönlümde, kalbimde çok önemli bir yeri var.

 

Lig A`da mı, yoksa Süper Lig`de mi oynamak daha zor ?

Süper Lig`de oynamak daha kolay tabii ki. Orada futbol daha bilinçli, akıllı oynanıyor çünkü. Lig A`da fizik gücü daha ön plana çıkıyor. Benim yapımda olan bir futbolcunun burada oynaması zor. Ama geçtiğimiz yıl bir tecrübe edindik takım olarak. Nasıl galip gelinir, gole gidilir, öğrendik. O nedenle bu sezon daha kolay uyum sağladık Lig A`ya.

 

Raşit Çetiner`in en beğendiği oyuncuların başında geliyorsun. Onunla ilgili neler söylemek istersin.

Raşit Çetiner bizimle çok ilgileniyor. Özellikle genç oyuncular üzerinde çok duruyor. Bizimle konuşup yön vermeye çalışıyor. Onun beğenisini kazanmak çok önemli. Ben de bundan dolayı büyük kıvanç duyuyorum.

 

Futbola nasıl başladın? Yetişmende hangi antrenörler rol oynadı?
Orhangazi Gençlerbirliği`nde futbola başladım. Bugüne kadar bir çok antrenörle çalıştım. O dönemlerde bana en büyük katkıyı Halit Turgut Mete, Celalettin Şanlı, Kadir Hocam yaptı. Bursaspor`a geldiğimdeyse Ergin Parlar , Kemal Batmaz ve Ali Aköz`ün büyük faydalarını gördüm. Ama en önemli kim derseniz kesinlikle Yalçın Gündüz`ün ismini veririm. Onun bende yeri her zaman ayrıdır. Bursa Merinos`ta oynadığım yıllarda bana sahip çıkmıştır. Benim iyi bir futbolcu olmam için çaba sarf etmiştir. Nejat Biyediç döneminde Bursaspor`dan gönderildiğimde bana kucak açmasını asla unutamam. Bursaspor`da çalıştığı dönemde de bana çok güvenmişti. Her zaman yeteneklerimden bahseder, nasıl oynamam gerektiğini söylerdi. Kendisine her zaman minnettarım.

Futbol sahalarında bir çok Alemdar soyadlı oyuncu var. Hepsiyle akrabalığın bulunuyor mu?

Profesyonel olarak oynayan dört kişi var bizim aileden. Ben, ağabeyim Murat, kardeşim Arif ve kuzenim Erol Alemdar futbolcuyuz. Ama ailede birçok futbolcu daha var. Profesyonel oynayıp, amatör takımlara dönenler de bulunuyor bizde. Oyak Renault`tan Erdal da akrabam

Yani futbolculuk geni aileden geliyor diyebilir miyiz?

Kesinlikle evet. Orhangazi`ye ilk geldiğimiz dönemde Alemdar soyadlı dokuz kişi aynı takımda oynuyorduk. Takımda bizim aileden olmayan sadece iki futbolcu vardı.

 

Futbolunun hangi evresindesin? Daha yapacağım çok iş var diyor musun?

Bursaspor`un son yıllarda içinde bulunduğu konumdan dolayı çıkış yapma konusunda geç kalmış olabilirim. Bursaspor`un çalkantılı olduğu sezonlarda biz çok gençtik. O sezonlarda oyuna girdiğimizde maçların skorları, seyirci baskısı bizim üzerimizde büyük yük yaratıyordu. Bu nedenle ben ve o dönemdeki arkadaşlarım beklenen patlamayı bir türlü yapamadık. Ama şimdi kendimi tecrübeli futbolcular sınıfına koyabiliyorum. Bursaspor`da bana artı değerler kazandıracak çok önemli olaylar yaşadım. Kendimize koyduğumuz hedeflerle takım olarak hedeflerimiz birbirine paralel gelişiyor. Bu sezon biz Süper Lig`e çıkmayı hedef olarak belirledik. Bunu başarınca hedefimize ulaşmış olacağız. Şunu da belirtmek istiyorum. Amacım uzun yıllar Bursaspor`da forma giymek. Adımın Sedat Özden, Beyhan Çalışkan, Yalçın Gündüz gibi unutulmazlar arasında yer almasını istiyorum. Kaptanlık pazubandını takmak beni onurlandıracaktır. Eğer başka bir takıma gideceksem (ki Bursaspor`dan ayrılmayı hiçbir zaman aklımın ucundan bile geçirmedim) bu transferden kulübün para kazanması çok önemli.

 

Maçlardan sonra kendi kendine bir değerlendirme yapar mısın?

Her futbolcu gibi ben de yaparım. Maçta nasıl oynadığımı, şut çektiğimi, pas attığımı değerlendiriyorum. Bunun biraz skorla da ilgili olduğunu düşünüyorum. Eğer kötü bir sonuç almışsak, o zaman kendime daha çok soru soruyorum. Ama kazandıysak soracak fazla bir şey kalmıyor açıkçası.

 

Gol atmak mı, gol attırmak mı seni için daha önemli?

Gol attırmak benim için çok önemli ama Bursa Atatürk Stadı`nda gol attığımda ismimim söylenmesi ve tribünlerin hep bir ağızdan bağırması beni çok etkiliyor. Bu duyguyu geçtiğimiz yıl Elazığspor maçında attığım golden sonra yaşamıştım. Sonrasında devamı da geldi zaten.

 

Sezon başında Orhangazispor`la oynadığınız hazırlık maçında sahaya kaptan olarak çıktın. Seni yetiştiren kulübe karşı kaptan olarak çıkmak nasıl bir duyguydu? Tribünlerde resminin olduğu pankartlar da vardı.

Sahaya çıkıp o pankartı gördüğüm zaman inanılmaz duygulanmıştım. Arkadaşlarımın böyle bir sürprizle karşılayacaklarını beklemiyordum. Onlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Yetiştiğim bir takıma karşı oynamak tabii ki beni onurlandırıyor. O gün hocam ve takım arkadaşlarım da büyük bir jest yaparak kaptanlık pazubandını bana verdi. Bu benim gururumu bir kat daha arttırdı. Unutamayacağım bir gün geçirdiğimi söyleyebilirim.

 

Rakip takımın kaptanı da ağabeyin Murat Alemdar`dı.

Evet. Seremonide çekilen fotoğrafları temin ettim. Evimin en güzel köşesinde duruyorlar. Benim için paha biçilemez bir değere sahip fotoğraflar onlar. Yıllar geçtikten sonra çocuklarıma göstereceğim en büyük anı olarak kabul ediyorum. Ağabeyimle rakip takımların kaptanı olarak sahaya çıkmak önemli ve özellikliydi. Bence bu duygu anlatılmaz, yaşanır.

 

Birlikte de oynadınız. Hanginiz daha yetenekliydi?

Futbolla ilgilenenlerin bize söyledikleri şuydu: İkiniz apayrı yetenekte olan futbolcularsınız. Murat ağabeyim daha çok koşan, agresif oynayan, hücumda daha etkili olan bir oyun anlayışına sahip. Aramızda bir kıyaslama yapmıyoruz. İkimizde farklı karakterde oyuncularız. Bursa Merinos`ta oynadığımız dönemde ikimiz birbirimizi çok iyi tamamlıyorduk.

 

Ağabeyine attırdığın goller var mı?

Bir çok gol var tabii ki. Bursa Merinos`ta birlikte oynarken 23 tane gol atmıştı. Çok kritik gollere imza atmıştı. Aydın, Muğla, Pektim maçlarında onun ve benim attığımız goller çok güzeldi.

Bursaspor taraftarı için neler söylemek istersin?

Taraftarımız için söylenecek fazla bir şey yok. Bu konuda bir anımı anlatmak isterim. Üç sezon önce Fenerbahçe`yi 2-1 yendiğimiz maçtan söz edeceğim. Mustafa Er`le birlikte yedektik. Maçtan önce sahaya çıktığımızda tribünlerdeki sevgi selini gördüğümüzde inanın ağlamıştık. Taraftarlarımız Atatürk Stadı`na çıktığımız her maçta bize ekstra yüzde yirmi, otuz güç katıyorlar. Bütün taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. En kötü günümde bile bana sahip çıktılar. Yıkıldım dediğim dönemlerde bile tribüne çağırıp beni bağırlarına bastılar. Bu benim için çok önemli.

 

Bekarsın. Ufukta bir evlilik var mı?

Evlilik bana şu an için çok uzak görünüyor. En azından maddi olarak daha rahatlamam lazım. O gücü henüz kendimde hissetmiyorum.

 

Çok para kazandın mı futboldan?

Çok para kazandığımı söyleyemem. Zaten Bursaspor`da iki sezondan beri para kazanıyorum.


Röportaj: Süha GÜRSOY - Fotoğraflar: Engin AKDEMİR

Bu röportaj Bursaspor Dergisinin Kasım - Aralık 2005 sayısında yayınlanmıştır