Ertuğrul Bursaspor`a hoş geldin. Lig A`da şampiyonluğa koşan bir takımda mücadele edeceksin. Bu mutluluğu daha önce yaşadığını biliyoruz. Dilersen röportajımıza kariyerinin bir özetiyle başlayalım.
Küçük yaşlardan beri futbola büyük bir ilgi duyuyordum. Futbol topuna aşığım diyebilirim. Yeşil sahalarla ilk tanışmam Sivas DSİ Spor`un Amatör Takımı`nda oldu. Yaşım tutmamasına rağmen sürekli A Takım`ın antrenmanlarına katılıyordum. Sonrasında Kayserispor PAF Takımı`ndan bir teklif aldım ve bir sezon burada forma giydim. Ardından Erciyesspor`a geçtim. İlk profesyonel sözleşmemi de burada imzaladım. 3. Lig`de iki sezon oynadıktan sonra şampiyon olarak 2. Lige çıktık. Buradan Kayserispor`a geçiş yaptım. Ertesi sezon memleketim olan Sivas`a gittim ve Sivasspor`la anlaşma sağladım. Burada da 3 sezon forma giydim. İlk yıl şampiyonluğu kıl payı kaçırdık ikincisinde ise mutlu sona ulaştık. Son olarak Bursaspor`un kapısını araladım.
Bir idolün oldu mu?
Emre Belözoğlu`nu kendime örnek aldım. Koşuyor, topu iyi kullanıyor ve yürekten oynuyor. Ayrıca Yıldıray Baştürk`ün de oyun stilini çok beğenirim.
Erciyesspor ve Sivasspor`da şampiyonluk sevinçlerini yaşayan futbolculardan birisin. Bu başarıları nasıl yakaladınız?
Erciyesspor`la şampiyon olduğumuz sezon lige çık kötü bir başlangıç yaptık. İlk sekiz hafta da yanılmıyorsam sekiz puan toplayabilmiştik. Sonrasında teknik adam değişikliği oldu ve iyi sonuçlar almaya başladık. Sivasspor`da da bizi kimse favori olarak göstermiyordu ama biz çok iyi çalıştık. Takımda arkadaşlık çok iyiydi. Bunun neticesinde de başarı geldi. Şampiyonluk sevincini iki kez yaşayan bir futbolcu olarak bu duyguyu anlatmam imkansız. İnşallah Bursaspor`da da bu sevinci sezon sonunda hep birlikte yaşarız. Buraya üçüncü şampiyonluğu yaşamak için geldim.
Sivasspor`un yakaladığı başarının sırrı neydi?
Sivasspor 1967 yılında kurulmuş. Tam 38 yıl boyunca Süper Lig özlemi çekmiş. Bizler iyi bir performans sergileyince ipin ucunu hiç kaçırmadık. Sezon başından itibaren işimizi hep ciddiye aldık. Kentte de büyük bir birliktelik sağlandı. Bana göre işin sırrı işte bu birliktelikti. Bursaspor`daysa durum tam tersi. 1963 yılında kurulmuş bir takım var ortada ve yaklaşık 40 yıl boyunca 1. Lig`de mücadele etmiş. Her zaman Türk futboluna damgasını vurmuş bir camia. İki sezon önce Süper Lig`den kopmuş. Geçtiğimiz yıl şanssız bir şekilde treni kaçırmış ve bu yılda koşar adımla hedefine yürüyor. Bizlere düşen görev takımımızı layık olduğu yere taşımaktır.
Sivasspor`da geçtiğimiz sezon düzenli oynayan futbolcular arasındaydın. Ancak bu sezon Süper Lig`de fazla forma şansı bulamadın. Bu neden kaynaklandı?
Geçtiğimiz sezon 34 maçın 30`unda forma giydim. Teknik direktörümüz İsmail Kartal`ın Süper Lig`de de takımın başında olacağını sanıyorduk. Ben de takımla olan sözleşmemi yenilemiştim. Ancak İsmail Hocamız takımdan ayrıldı ve yerine Werner Lorant getirildi. Sezon başında anlam veremediğim bir nedenden dolayı Lorant bana forma vermedi. Bu kararına saygı duyuyorum. Bundan dolayı Süper Lig`de oynayamadım. Futbolu sevdiğim için takımdan ayrılmak istediğimi açıkladım. Sonuçta yaşım genç ve futbol oynamak zorundayım. Birçok takımdan teklif aldım. Bu takımlar arasında Bursaspor da vardı. Başkanımız Levent Kızılı`ın yaptığı teklifi de düşünmeden kabul ettim.
Sivasspor Teknik Direktörü Werner Lorant bir dönem Bursaspor`la görüşmek için Vakıfköy`e kadar geldi. Hatta Atatürk Stadı`nda bile incelemelerde bulurdu. Ancak anlaşma sağlanamadı ve Fenerbahçe`ye gitti. Lorant nasıl bir teknik adamdı?
Lorant tam anlamıyla Alman disiplinine sahip bir teknik direktör. Benim dediğim olacak diyen bir kişiliğe sahip. Çevresindekilerin düşünceleri onun için çok önemli değil. Antrenmanlarda takımına nefes aldırmadan çalıştıran, isimlere değil, istediği gibi çalışanlara görev veren birisi. Onun için oyuncunun çok kaliteli olup olmaması önemli değil. Takıma kim katkı sağlıyorsa ona forma veriyor. Bana forma vermemesine rağmen kendisiyle hiçbir sorunum olmadı. Bazen böyle durumlar ortaya çıkabiliyor. Onun görüşüne ve kararına saygı duyuyorum. |
|
Bursaspor`u tercih etmende öne çıkan unsurlar nelerdi?
Açıkçası hedefleri belli bir takıma gelmek istiyordum ve bu nedenle Bursaspor`u tercih ettim. Taraftarın takımına duyduğu ilgi de beni buraya çekti. Raşit Çetiner`in takımın başında olması, Başkan Levent Kızıl`ın Türk futbolundaki konumu da birleşince Bursaspor`a geldim. Transfer görüşmemizde pazarlık bile yapılmadı diyebilirim.
Transfer döneminde Bursaspor`la ilk temas nasıl sağlandı?
İstanbul`da başkanımız Levent Kızıl telefonla ilk teklifi ileti. Sonrasında yüz yüze görüştük. Benim olumlu yanıt vermem üzerine menajerim Bülent Uygun`la temasa geçildi ve Bursasporlu oldum.
Bursaspor`a kiralık olarak geldin. Futbolcular açısından bir takımda kiralık oynamak farklı bir psikoloji doğuruyor mu?
Böyle bir durum olmuyor. Kiralık veya bonservisinizle bir takıma transfer olun hiçbir şey fark etmez. Her şey futbolcuda biter. İster kiralık gelsin ister bonservisi elinde olsun, eğer bir oyuncu takıma faydalı olacağım derse olur. Ben de bu düşünceyle Bursaspor`a geldim. Sezon sonuna kadar anlaşma yaptım ve bu altı ay boyunca terimin son damlasını Bursaspor`un başarısı için akıtacağım.
Bursaspor hakkında neler biliyorsun? Bu sezon maçlarını izledin mi ve daha önce rakip olarak yeşil beyazlıların karşısına çıktın mı?
Sivasspor`da oynarken geçtiğimiz yıl Bursaspor`a karşı forma giymiştim. Sivas`taki maçı 2-0 kazanmıştık. Bursa`daki maçta sakatlığım nedeniyle kadroda yoktum. Yakından takip ettiğim bir takım Bursaspor. Çok kaliteli bir kadrosu olduğunu da biliyorum. Kadroda bulunan tüm oyuncular birbirinden kaliteli. Ben de buraya katkı sağlamak için geldim.
Bursaspor taraftarıyla ilgili düşüncelerin neler?
Bursaspor taraftarı önünde hiç oynama şansını bulamadım. Sivasspor`un Bursaspor`la yaptığı maçı televizyondan izlemiş ve taraftarın takımına verdiği desteği görünce şaşırmıştım. 90 dakika boyunca susmadan takımlarını desteklemeleri beni çok etkilemişti. Böyle bir atmosferde futbolcu daha iyi konsantre olur. Bence Bursaspor taraftarı takımına müthiş bir güç katıyor. Türkiye`nin en iyi taraftarlarından birine sahibiz. Bu taraftar önünde oynamak için sabırsızlanıyorum.
Futbolunda öne çıkan özelliklerin neler? Artıların, eksilerin hakkında bilgi verebilir misin?
Eksik olarak gördüğüm yanım altı aydır futbol oynamamam. Maç eksikliğim var diyebilirim. Bundan kaynaklanan fizik eksikliğinin sıkıntısını çekiyorum. Bunu da devre arasında çalışarak giderebileceğimi düşünüyorum. En büyük özelliğim ise kaybetmemeyi sevmemedir. Yenilgiye kesinlikle tahammülüm yok. Sürekli kazanmak için mücadele ediyorum. Futbolun getirdiği agresifliği en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Çok koşan, mücadele eden bir yapım var. Takım için yürekten oynarım.
 |
Ofansif – defansif oyun anlayışın nasıl?
Geçtiğimiz sezon ön liberoda oynadım ve üç gol attım, oniki tane de asist yaptım. Bu rakamların ön libero için iyi bir veri olduğu kanısındayım. Defansif anlamda ise mücadeleci yapımdan dolayı sıkıntı çekmiyorum. Defansta da iyi olduğumu söyleyebilirim. |
Kısa boylu bir oyuncusun. Bursaspor`da da senin gibi boyu kısa olan Frasineanu ve Yunus gibi oyuncular var. Kısa boyun futboluna getirdiği avantajlar ve dezavantajlar neler?
Genel olarak kısa boylu oyunculara karşı bir önyargı var. Ama ben bu görüşe katılmıyorum. Kısa boylu oyuncuların da kendilerine göre bir çok avantajları olduğu inancındayım. Sahada sadece futbolu düşünüp, mücadele edip, rakibinizi ekarte etmeyi bir an onsun bile aklınızdan çıkartmazsanız boy faktörü önem teşkil etmeyecektir. Bence futbolda kısa boylu oyuncuların uzun boylulardan daha fazla artıları var.
Bursaspor oturmuş bir kadroya sahip ve takım içinde büyük bir forma savaşı yaşanıyor. Senin oyun bölgede Serkan, Frasineanu, İbrahim gibi oyuncular düzenli olarak forma giyiyorlar. Forma savaşında kendini şanslı hissediyor musun?
Bursaspor`un kadrosunda bulunan isimlerin hepsi birbirinden kaliteli. Herkes kendisini ispatlamış. Ben de kendime güveniyorum. Güvenmesem zaten burada olmam. Tatlı bir rekabet içinde, arkadaşlığımızı bozmadan formayı kapmak için çalışacağız. Kim oynarsa oynasın önemli olan Bursaspor`un başarısıdır. Herkes elinden gelenin en iyisini vermek zorunda. Çünkü görevimiz bu.
Sivasspor`un Lig A`da geçtiğimiz yıl yakaladığı başarıyı Bursaspor geliştirerek bu sezon gerçekleştirdi. Sen de geçtiğimiz sezon Sivasspor`da forma giyiyordun. Lig A`yı iyi bilen bir oyuncu olarak ikinci yarıda neler yaşanacak? Bu konudaki düşüncelerin neler?
Açıkçası futbolda rehavete yer yok. Rehavetlere kapılırsanız kötü sonuçlara maruz kalırsınız. Rakip kim olursa olsun en iyi şekilde konsantre olup kazanmayı düşünmelisiniz. Bence Bursaspor`un rakibi Bursaspor`dur. Çok kaliteli bir kadromuz var. Ligin ikinci yarısı çok zorlu geçecek. Bunu şimdiden söylemek istiyorum. Bursaspor 42 puanla lider ve sadece bir yenilgisi var. Bu nedenle tüm takımlar Bursaspor`a karşı ayrı bir motiveyle oynuyor. Çünkü takımımızın üstlendiği misyon belli. Biz iyi çalıştıktan, yüreğimizi ortaya koyduktan sonra hangi takım karşımıza çıkarsa çıksın yenemeyeceğimiz yok.
Raşit Çetiner`le daha önce çalışmadığını biliyoruz. Onunla ilgili ilk izlenimlerini öğrenebilir miyiz?
Kendisini ispatlamış bir kişi. Onun gibi bir teknik adamla çalışmak benim için büyük bir şans. Disiplinli bir yapıya sahip. Hocamız bana güvendi. Onun raporu üzerine Bursaspor`a geldim. Bana düşen de onu mahcup etmeden görevimi en iyi şekilde yapmak.
Bursaspor kalecisi Yavuz`la geçtiğimiz yıl Sivasspor`da birlikte oynuyordunuz. Yavuz geçtiğimiz yılda olduğu gibi bu sezonda da Lig A`nın en az gol yiyen kalecisi. Onunla ilgili düşüncelerin neler?
Yavuz ağabey bana göre mükemmel bir kaleci. Zaten iki sezonda gösterdiği performansla rüştünü ispatladı. İyi kaleci kötü gol yer denir. Bence de Yavuz ağabey zor pozisyonların adamı. Tek eksiği çok nadir de olsa kötü goller yiyebiliyor. Ama kesinlikle çok iyi bir kaleci. Gününde olduğu zaman ona gol atmanız hayli zor. Çünkü ne yaparsanız yapın o top gol çizgisinden içeri girmez.
Bursaspor`da bir adaptasyon sorunu yaşadın mı?
Kesinlikle yaşamadım. Arkadaşlarım büyük bir yakınlık gösterdiler. İlk izlenimlerim arkadaşlığın çok iyi bir seviyede olduğu. Yakalanan başarı da bundan kaynaklanıyor zaten.
Bu sezon Lig A`daki maçları takip edebildin mi? Dikkatini çeken bir takım ve oyuncu oldu mu?
Elimden geldiği kadar izlemeye çalıştım. Pazartesi akşamları TRT`de maçların özetlerini izledim. Ama canlı yayın olmadığı ve maçlar özet görüntülerle yayınlandığından gözüme çarpan bir oyuncu ya da takım olmadı. |
|
Bir oyuncu gözüyle Türk futbolunun son durumunu nasıl değerlendiriyorsun?
Bence Türkiye`de futbol dört takım üzerine endekslenmiş. Bu takımlar medya ve hakemlerden de büyük bir destek görüyor. Hakemler kesinlikle onlara karşı daha müsamahalı davranıyor. Bu denenle diğer takımlar da onların üzerine yeteri kadar gidemiyor. Ama bu takımlar Avrupa`daki rakipleri karşısında hayli zorluk çekiyorlar. Çünkü oradaki takımlar tüm güçlerini sahaya yansıtıyor. Alında ortadaki bu sorunları kaldırıp, ülke futbolundaki kaliteyi arttırmak gerekiyor diye düşünüyorum. Bence tüm takımlar kollanmadan, kimseden destek görmeden mücadele ederlerse liglerin kalitesi de buna paralel olarak artacaktır. 2006 Dünya Kupası`na katılamıyoruz. Bundan dolayı Milli Takım`da yeni bir yapılanma olacak. Yeni bir jenerasyonun önü açılacak. Buraya seçilecek oyuncular misyonlarını iyi benimseyip mücadele ederlerse eski başarıların tekrarlayacağı kanısını taşıyorum. Çünkü Türkiye`de çok yetenekli futbolcular var.
Onların arasında kendini de sayıyor musun?
Mutlaka kendimi de o kategoriye koyuyorum. Her futbolcunun hedefi vardır. Ben de bir gün A Milli Takım`da forma giymeyi düşlüyorum. Bu noktaya gelmek için de takımımda çok iyi performans göstermek zorundayım. Eğer ben iyi oynarsam takımım yani Bursaspor`da büyük bir yarar sağlayacaktır. Bunlar bir zincirin halkası gibi. Benim başarım takımımın başarısıdır.
Bursaspor taraftarı nasıl bir Ertuğrul izleyecek?
Röportajın başında da söylediğim gibi kaybetmesini sevmeyen bir yapım var. Bu nedenle taraftarlarımız mücadeleci bir Ertuğrul izleyecek. Öncelikli olarak çok çalışıp formayı hak etmem gerekiyor. Eğer teknik direktörümüz Raşit Çetiner`den formayı alırsam Bursaspor`un başarısı için her türlü fedakarlığı yapacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.
Bu röportaj Bursaspor Dergisinin Ocak 2006 sayısında yayınlanmıştır. |
| Röportaj: Süha Gürsoy - Fotoğraflar: Engin Akdemir |
|
|